• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
ANI ÖYKÜLERİM

KÜRESEL PANİK

“Koronavirüs…”

Namı-ı diğer “Covid-19…”  

Gözle görünemeyen mikroskobik canlı karşısındaki çaresizliğimiz.

Ve tehdidi karşısında hizaya giren insanlık…

Panikleyen 7,5 milyar insan…

***

Ölüm ne kadar yakınmış meğer…

Dünya ne kadar fani…

Ve insan ne kadar aciz… 

Ve ALLAH ne kadar büyük…

***

İnsan kibrini, gücünü, varlığını, zenginliğini yerle yeksan eden bir virüs.

Hacca/umreye gitmekten alıkoyan bir yakın tehdit.

Diyanet İşleri Başkanı’na “Cuma ve vakit namazlarının cemaat ile kılınmaması” açıklamasını (haklı olarak) yaptırtan bir saldırgan!

Okulları boşaltan, sessizliğe gömen, çocuk cıvıltılarını susturan bir ucube.

***

Yakınlaşmayı, bir arada olmayı, tokalaşmayı, kucaklaşmayı engelleyen bir “yasaklayıcı!”

“Sosyal mesafe” kavramını gündemimize sokan, birbirimizle olan mesafemizi artıran bir “ayırıcı.”      

***

Kimyasal silahların, kıtadan kıtaya füzelerin yani S 400’lerin ve dahi Patriot’ların etkisiz kaldığı bir düşmanla karşı karşıyayız.

***

Borsayı alt-üst eden bir saldırgan…

Ve petrol fiyatlarında tarihi düşüşler sağlayan…

***

Düşmanlık üreten politik dilimiz sustu!

Bağıran… azarlayan… tehdit eden… ötekileştiren…

Politik karşıtımıza yüklediğimiz “hainlik”, “ihanet” suçlamalarını da durduran bir “terbiye edici”ye dönüştü mikrobik virüs.

Türkiye siyaseti gündemini değiştirdi. Ortak refleks göstermeye başladı.

Grup toplantıları ertelendi. Kongreler bir başka bahara kaldı.

***

15 liraya aldığım litrelik kolonyanın bir gün sonra başka bir yerde 30 lira olduğuna şahit oldum.

Korona virüsünden daha “tehlikeli” olan yanımızı gördüm.

Çıkarcılığımızı… fırsatçılığımızı…

İnsanlığın karşı karşıya olduğu küresel felaketi dahi “kâr”a çevirmeye çalışan utanç verici yanımızı.

Rafları boşaltan egomuzu...

zayıflığımızı…

korkumuzu…

***

Diğer ülkelerle kıyaslandığında devlet adamlarımızın bu krizi daha iyi yönettiklerine dair haberleri duymaktan, görmekten gurur duydum, mutlu oldum.

Toplum olarak bir kâbus yaşamamak, acılara gark olmamak için yetkililerin uyarılarına ve sosyal yaşamımıza getirilen kısıtlamalara uymak bir “insanlık” görevidir.

Hastalığın yayılmasını önlemeye yönelik her türlü karara, kısıtlamalara uymak, insan haklarına karşı ahlâkî bir görevdir.

Kul hakkının bir gereğidir.

Umuyor ve diliyorum ki bilim insanları bu küresel salgını durduracak çareyi/ilacı en kısa zamanda bulsunlar.

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam73
Toplam Ziyaret129860
KÖŞE YAZILARIM
Hava Durumu
Saat