• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
ANI ÖYKÜLERİM

MODA ENSTRÜMANI OLARAK MASKE!

Nedir maske?..

Niçin kullanılır?..

Korkutmak için… 

Korunmak için…

Tanınmamak için…

***

Kimi korkutmak için?

Corona’yı…

Kimden korunmak için?

Corona’dan…

Kime tanınmamak için?

Corona’ya…  Düşmana… 

***

Büyük bir hızla başa dönüyoruz…

Artış eğilimi gösteren salgın ve ölüm sayıları ürkütüyor… 

Hastalığa yakalananların ve ölenlerin sayılarının söylenenden çok fazla olduğuna dair ciddi iddialar var.

Bu iddiayı dillendiren uzmanların amacı elbette ki korkuyu tetiklemek değil. İddia sahibi uzmanlar buradan hareketle tedbirlerin artırılması gereğini vurguluyorlar.

*** 

Bilim dünyası insanları şu konuda hem fikir:

Corana’dan korunmanın tek yolu, maske ve mesafe.

Çok kolay… 

Çok basit…

Ve çok ucuz…

Öldürücü başka hiçbir hastalık, böylesine basit ve ucuz bir önlemi affetmez!

Nedir öyleyse problem?!

Dünyada her gün on binlerce, belki yüzbinlerce insanın bu hastalığın ağına düşmesinin nedeni nedir?

Ve nedir Türkiye’de her gün artan pandemi vakasının altında yatan temel saik?   

***

Adeta ölümle dalga geçiyoruz!..

Ölümle eğleniyoruz!..

Hem kendi ölümümüzle…

Hem başkalarının ölümüyle...

“Aptal”ca bir cesaret…

Zira aptal, davranış(lar)ının sonucunu kestirebilcek akıldan yoksun olandır.

***

Ağızda olması gereken maskeler, bileklerde arz-ı endam ediyor!..

dirseklerde…

çene altında…

ya da kulağın birinde küpe rolünde!..

Maske artık bir moda enstrümanı!

***

Bilim insanlarının tüm uyarılarına rağmen bir iç içelik meydanlarda…

Bir sarmaş-dolaş hali…

Özellikle gençlik…

Tüm dünya gençliği…

Meydanlar, oyuncuları gençler olan bir tiyatro sahnesi adeta…

Oyunun konusu, insanlığın kıyameti!..

Sûra üfleyecek İsrafil rolünde herkes...

Özellikle gençler…  

***

Tüm Türkiye ekranlardan izledi.

 “Maskenizi takınız.” diyen halk otobüsü şoförü, direksiyonu başında dayak yedi.

Beni üzen, hayrete düşüren o dayağı atan “mahlûk” değil.

Dayak olayını “seyreden” o otobüsün içindeki yolculardır.

Haksızlık/zulüm karşısında susan, o dilsiz, o tepkisiz şeytanlardır.

***   

Şehrimizde, ana caddelerde, şehrin Anıt Meydanı civarında hem kendinin, ama daha önemlisi halkın sağlığıyla dalga geçercesine, dirseğinde, bileğinde, çene altında maskesiyle gezenleri durduracak bir güç, bir otorite, bir yasal yaptırım yok mudur?   

Onları uyarmayan biz yetişkinler hiç kuşkusuz sorumluyuz?

Ya toplum sağlığını, güvenliğini korumakla görevli “yetkili”ler?

Nerelerdeler?

Onları görmek istiyoruz…

Ve kendilerini hissettirmelerini…

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam23
Toplam Ziyaret124210
KÖŞE YAZILARIM
Hava Durumu
Saat