• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
ANI ÖYKÜLERİM

GENÇLERİNİ KAÇIRAN ÜLKE

GENÇLERİNİ KAÇIRAN ÜLKE

Yeditepe Üniversitesi ve MAK Danışmanlık araştırmasına göre:

Gençlerimizin:

% 76.2’si imkân bulursa eğitim ve iş amacıyla “kesinlikle” yurt dışına gidebileceğini söylüyor.

% 64’ü “Başka ülkenin vatandaşlığı verildiğinde kalıcı olarak giderim.” diyor

% 97’si Batı ülkelerini (Avrupa, ABD, Kanada, İskandinav ülkeleri) tercih ediyor.

% 77’si Türkiye’de “Torpilin yetenekten daha etkili olduğunu” söylüyor. 

18-29 yaş grubu arasında gençlerin % 76'sı daha iyi bir gelecek için yurt dışında yaşamak istiyor.

***

SODEV’in araştırmasına göre:

Gençler diyor ki:

“Türkiye’de  arkası sağlam bir kişi, yetenekli bir gencin önüne geçebilir.” 

% 62’si imkân bulursa, yurt dışına yerleşip, orada yaşamak istediğini söylüyor.

Dindar gençler, 10 bin Dolar’a Sudi Arabistan’ı değil, 5 bin Dolar’a İsviçre’de çalışmayı tercih ediyor.

***

Gençlerimizde yarattığımız Türkiye imajını gördünüz mü!

Gençlerimizin kahır ekseriyeti ülkesinde kalmak istemiyor!

Torpilli insanların, yetenekli insanlardan daha “avantajlı” olduğunu düşünüyor.

Ve “Arkası sağlam” bir kişinin “yetenekli” olanın önüne geçtiği kanaatini taşıyor.”

Ülkesini ““yaşanılır” bulmuyor gençlerimiz.

“Durulmaması” gereken bir yer olarak görüyor.

Ve ilk fırsatta kaçılması gereken…

Hepsinin yönü Batı’ya.

“Ey Batı!” diye heyheylendiğimiz yere.

“Ey Batı, bu milletin kaderi sizin elinizde değil… Kimsin sen ya, kimsin sen!” dediğimiz Batı’ya…

***

Utanmalı değil mi?..

Yarattığımız bu imajdan utanmalı!..

Gençlerin yüzüne bakamaya cesaret edilememeli… 

***

Suçu sadece siyasete/siyasetçiye atmakla kurtulamayız.

Bir ülkedeki siyasetin düzeyi, ortalama vatandaşın düzeyiyle doğru orantılıdır.

Zira bu ülkede siyaset yapanlar uzaydan gelmediler.

Bizim oylarımızla seçilmiş insanlar hepsi.

İçimizden çıkmış insanlar.

Biz, yani hepimiz, yani halk, siyasetçiyle anlaşmalı yapıyoruz bu işleri.

Siyasetçi kendi seçmenine ayrıcalık tanırken, “ayrıcalık tanınan” kişi “Hayır bu ahlâki değil.” diyebiliyor mu?

Bunu dediğinde, dediğimizde, diyebildiğimizde, diyebilecek ahlâki düzeye çıktığımızda bu ülkenin kaderi de değişecek.

***

İdeolojik “aidiyet”in değil, “liyakat”in egemen olduğu;

“Torpilin” değil, “yeteneğin” geçerli olduğu;

“Arkası sağlam” olanın değil, “eşit yurttaş”lığın hakim olduğu;

Son sözü “liderlerin” değil, “evrensel  hukukun” söylediği  bir ülke “yaşanabilir” bir ülkedir.

Yaşanabilir…

Mutlu olunabilir…

Ve güvende olunabilir...

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam5
Toplam Ziyaret123802
KÖŞE YAZILARIM
Hava Durumu
Saat