• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
ANI ÖYKÜLERİM

ÖZGÜR AKADEMİA

İngiltere’de Oxford Üniversitesi 925 yıllık bir abide.

İtalya’nın Bologna Üniversitesi  900 yıllık bir geçmiş.

İngiliz Camridge Üniversitesi 800 yıllık bir gelenek.

Fransız Sorbonne Üniversitesi 750 yıllık bir tarih.

***

Yukarıdaki üniversitelerin tarihi, içinde bulundukları ülkelerin tarihinden daha eski.

Avrupa’da yaşanan onca ihtilallere/isyanlara rağmen, kimsenin aklına üniversitelerine dokunmak gelmemiş.

***

Avrupa’da üniversiteler hep, bilimin, bilginin üretildiği merkezler olmuş.

Doğası gereği özerk…

Üniversal…

yani evrensel…

Hep elitlerin yuvası olmuş…

elitlerin…

yani seçkinlerin… 

yani olağanüstü zekâlara, Allah vergisi yeteneklere sahip olanların yuvası…   

***

Ülkeler, ürettikleri bilimsel, kültürel değerler ölçüsünde gelişir…

zenginleşir…

Bilimsel, kültürel değerleri, ülkelerin üniversiteleri üretir. 

“Küçük adamlarla büyük işler yapılmaz der.” İngiliz filozof  John Stuart Mill…

Her devlet, sahip olduğu “elitler” kadar güçlüdür.  

Osmanlı, kendi “elitler”ini Tanzimat sonrası kurduğu okullarda yetiştirdi. Cumhuriyeti de bu “elit” kadro kurdu.

***

Türkiye üniversiteleri, bir “tasfiyeler” tarihidir.

Daha cumhuriyetin ilk yıllarında (1933) Üniversite Reformu adı altında İstanbul Dârülfünunu tasfiye edilir ve adı İstanbul Üniversitesi olarak değiştirilir.

Dönemin Maarif Vekili Dr. Reşit Galip şöyle diyor:

“İstanbul Dârülfünunu beklenen iyileşmeyi, ilerlemeyi gösterememiştir. Memlekette siyasi inkılaplar oldu, Dârülfünun bunlara karşı bîtaraf/tarafsız kaldı, tınmadı. Dârülfünunun , yapılan devrimleri desteklemesi için üç yıl bekledik. Ama olmadı…” (1)

***

1960, 1971, 1980, 28 Şubat askeri müdahale ve ihtilallerinde üniversiteler hep darbe yedi.

Yüzlerce bilim insanı ihraç edildi. İhraç edilenlerin bir bölümü Avrupa Üniversitelerinde kürsü sahibi oldular.

Türkiye siyasetinin üniversiteler üzerindeki bu baskıcı tutumu, dışarıya, özellikle Batı ülkelerine “beyin göçünü” hızlandırdı.

***

Üniversiteler, doğası gereği  “kendi kendini yöneten”dir…  

Ve kendine has işleyişi, kuralları, gelenekleri olandır.

Batı’nın, dünya kültür, bilim, teknoloji ve bilişim devrimlerini gerçekleştirmesini sağlayan, 900-1000 yıllık üniversitelerdir.

Avrupa hanedanlarının, krallarının dahi dokunmadığı üniversiteler…

Onca isyanlara, onca ihtilâllere rağmen dokunulmayan üniversiteler…

dokunulmaz…

yani özerk…

yani özgür…

Ve bağımsız…

 

(1)    Prof. Mustafa KARA: Biraz Yakın Tarih Biraz Uzak Hurafe (333)  

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret124332
KÖŞE YAZILARIM
Hava Durumu
Saat