• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
ANI ÖYKÜLERİM
ZEKAİ GÖRGÜLÜ
z.gorgulu@hotmail.com
AYNILAŞMA
29/06/2012

"Eskiden Beyoğlu'nda kravatsız gezemezdik. Herkes bize tuhaf bakardı." diyor konuşmacı radyodaki bir programda.

Otuzlu, kırklı yıllardan söz ediyor muhtemelen.                                            

Ulus devlet inşâsının hız kazandığı yıllar.

"Şimdi ise kravatla gezemiyorsunuz..." diyor hayretle!..

Kravatsız gezememekle, kravatlı gezememek bir baskıyı ima ediyor.

Ancak anlayamadığım, kravatsız "gezememeye" yüklenen olumlu anlamın oturduğu zihniyet dünyasıdır.

Bir zorlamayı olumlarken, diğerine olumsuz bir yargı yüklemek çelişkili bir durumdur.

Hür iradeye ya da tercihe yapılan zorlama ya da baskının bizatihi kendisidir olumsuz olan.

Baskının birinden iyilik, diğerinden kötülük neşet etmez...

Çünkü baskı "kişiliksizleştirir."

İki yüzlü yapar insanı...

Riyakârlaştırır...

"Kendin" olmaktan çıkarır...

İradeyi yok sayar... insani olanı... İnsana ait olanı yani...

İnsana sorumluluk yükleyen, onu "insan" kılan da bu iradesini "baskı" altında

kalmadan kullanabilmesi halidir zaten...

***

Devam ediyor konuşmacı.

"Düzen" için homojenize olmak gerekir." diyor.

Düzen için...

güvende olmak için...

barışı korumak adına...

***
Homojenize...

"Aynı" olma hali...

Farklılık arz etmeme...

Tüm bireylerin aynı özellikleri göstermesi ya da taşıması...

Herkesin laik olması örneğin!..

Herkesin Türk olması...

Çağdaş(!) giyimli olması ya da!..

Operaya gitmesi herkesin...

Senfoni dinlemesi...

***

Herkesin "aynı" olduğu, farklı olmadığı, olamadığı bir dünyada özgürlüğe ihtiyaç var mıdır?

Farklı inanışların, yaşayışların, yaşam biçimlerinin olmadığı bir toplumda demokrasiye dair bir tarih oluşabilir mi?

Demokrasi, farklılıklar içinde bireyin kendini güvende hissetmesini sağlayan durumun adıdır.

***

"Yaratıldığı" hal üzerinden yaşamak, yaratıldığı renk, dil, din üzerinden var etmek kendini...

Allah'ın bahşettiği "hal"i korumak bireysel bir "hak", Yaratıcı'ya karşı da bir "görev" olarak durmaktadır insanın önünde.

Kainattaki karmaşaymış gibi duran halden, arzın üzerindeki çeşitlilikten, farklılıklardan, zıtlıklardan çelişkilerden yaratılmış bir ahenk, "varlığın birliğine" götürür insanı.

Varlığı, var olmayı, hayatı mümkün kılandır farklılıklar, zıtlıklar ve çelişkiler.

İnsanların bu bağlamda, farklılıklar, çelişkiler ve zıtlıklar üzerinden bir yaşam ahengi üretmeleri beklenir.

"Aynılaşarak" değil, farklılıklarını koruyarak bir ahenk yaratmak, insanın önündeki en büyük problemdir.

***

Siyasi bir proje olarak uluslaşma hareketi, farklılıklar üzerinden değil, "aynılaşmak" üzerinden bir "ahenk" üretmeyi öngörüyor.                                

Ahenk, kavram olarak, farklıların uyumlu biraradalığını ima eder oysa.     

"Aynılar" yani farksız olanlar arasında uyum söz konusu olamaz zaten.  Böyle bakıldığında uluslaşma, bir özgürlük/demokrasi projesi değil, bir tektipleştirme hareketidir.



1731 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KÖYÜN MEHTER TAKIMININ İRFANI VE SİYASETÇİMİZ - 07/06/2018
Mehterin hürmet.
ALEVİ SEMAHIYLA SAHURA KALKMAK - 20/05/2018
alevi semahıyla
ESENÇAY'DA RAMAZAN - 20/05/2018
Esençay
BİR MİRAC’A DAHA İHTİYAÇ VAR - 14/04/2018
BİR MİRAC’A DAHA İHTİYAÇ VAR
MUHTAÇ ZAYIF KİŞİLİKSİZ DUYGUSUZ VE ŞIMARIK - 13/03/2018
muhtaç... zayıf... etkisiz...
ZAHİRİ DİNDARLIK - 01/03/2018
zahiri dindarlık
KİM KAHREDECEK AMERİKA'YI - 15/01/2018
Kim kahredecek Amerika'yı
YENİ YIL HUZUR GETİRİR Mİ - 01/01/2018
Yeni yıl
İNSANLIĞI ÇOCUKLAR KURTARACAK - 26/12/2017
Dünyayı çocuklar kurtaracak
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam42
Toplam Ziyaret123982
KÖŞE YAZILARIM
Hava Durumu
Saat