• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
ANI ÖYKÜLERİM
ZEKAİ GÖRGÜLÜ
z.gorgulu@hotmail.com
MARİFET PERDEYİ DEĞİL PERDELEYENİ GÖRMEK
21/08/2015

Aptalca bir savaşa kurban giden, şehit edilen o "güzel çocukların" askere uğurlandıkları tek katlı dam evlerinin görüntüleri vardı ekranlarda, gazetelerde, sosyal paylaşım ağlarında.

Tek katlı yoksul damlar.

tuğladan...

biriketten...

sıvasız evler.

İç burkan hikâyeler her birinde.

***

Yüreklere düşen kor, anneyi-babayı "dilsiz" bırakıyor.

Ne söylese o anne-babanın duyduğu acıya tam karşılık gelebilir ki...

hangi kelimeler? 

hangi cümleler? 

ağıtlar!..

Hangi çığlık, yitip giden evlatlar için hissedilenlerin tam karşılığı olabilir?

Hangisi soğutur yanan yürekleri?

Kelimeler kifayetsiz... Cümleler ve tüm ağıtlar da...

***

İşte o yetersizliğin tam karşılığı "kendinden" geçiştir.

kendini "kaybediş."

yani baygınlık...

yani sessizlik...

yani kendini ifade edemeyişin adı.

kendine yetmeyişin... yetemeyişin... 

Ama sadece anne-babalar için.

Her hâlukârda anne-babalar için.

Kardeşler için de hatta.

Hep "sessiz"ler.

Vakar içinde...

"Vakarın gerektirdiği" sessizlik içinde...

***
Ya slogan atanlar şehit tabutlarının etrafında... arkasında... 

Esas iç burkan da "halk çocuklarının" şehitliği üzerinden pazarlanan utanç verici "iç siyaset çıkarcılığıdır."

Yayınlanan o görüntülerin altına dizilmiş kelimelerden mürekkep cümleler, şehidin acısına dokunmuyor. değmiyor o acıya.

Acının "gerçek" sahipleri "dilsizleşiverirken," çevresindekiler slogan atmadalar!..

Siyasi rakiplerine kinlerini sanki bu şehit cenazeleri üzerinden servis ediyorlar.

***
PKK'nın alçakça, onursuzca şehit ettiği bu gençler üzerinden bir iç siyaset "hesaplaşması" yaşıyoruz adeta.

Derdimiz PKK ile değil de, içerde birbirimizle sanki. Politik rakiplerimizle!

PKK şehit ediyor, iç siyaset bunun üzerinden PKK ile değil, birbiriyle savaşıyor!..

Bir şehit haberi mi geldi? Hedef tahtasında cumhurbaşkanı var. Cumhurbaşkanının hedefinde de muhalefet!

PKK karşısında "birleşecek" olanlar, "birleşmesi" gerekenler, "körleşmiş" bir şekilde birbirine saldırıyor.

Düşmana değil, siyasi hasmımıza, rakibimize saldırmaya teşne bir haldeyiz... 

Gördünüz mü "domino etkisini..."

PKK vuruyor, sonra seyrediyor.

Hayır seyretmiyor.

Tekrar vuruyor.

Türkiye'deki krizi derinleştiriyor.

İç siyaset, PKK'nın yarattığı toz-duman içinde bir biriyle boğuşuyor.

Savaş, siyasetin yerini alınca aklı devreden çıkarıyor.

Aklı... Yani düşünceyi.

vicdanı...

merhameti...

İnsana, insanlığa ait ne varsa hepsi buharlaşıveriyor. 
 
***
Mesele o "güzel çocuklar"ın ölmesi değil sanki!..

Neden "paşa" çocuklarının ölmediği!

Ya da "zengin" çocuklarının!

"Bakan" çocuklarının!

Ve dahi "vekil" çocuklarının!

Onların çocukları da ölürse yürekler ferahlayacak sanki!.. Öyle mi?!..

***

Bakanlar uzaydan gelmediler. Başbakanlar, paşalar, vekiller de...

Birkaç sene öncesinde aramızdaydılar.

Ya da on sene önce. Hatta yirmi. Ve hatta otuz sene önce...  

"Biz"den biriydi hepsi de. 

"Sıradan" insanlardı...

Belki onlar da yirmi iki yıl önce Bingöl'de 33 asker katledildiğinde aynı bugünküler  gibi bağırmışlardı: "Neden ölenlerin içinde paşa, bakan, vekil çocuğu yok?" diye.

Evet bu çatışma hali kırk yıldır devam ediyor. Ve on binlerce vatan evlâdı kurban edildi bu kirli savaşta...

Ve evet, şehit edilenlerin içlerinde gerçekten paşa çocuğu, bakan çocuğu, vekil çocuğu ya da zengin çocuğu yok.

İyi de kırk yıldır hep aynı insanlar mı paşa, bakan, vekil ya da zengin?

"İçimizden" o makamlara gelmeyi başaran herkes çocuklarını "korumayı" bir şekilde "başarıyorlar" demek ki. Hepimizde böyle bir "içgüdü" var! Dönüp kendimize bir bakmalı değil mi!..

Elbette istisnaları var. Vardır.

Ne yoksulun çocuğu şehit olsun, ne zenginin, ne de bakanın, vekilin vs.

Her can kutsal. Her "anne"nin yüreği aynı şekilde yanıyor. Zenginin de, bakanın da, paşanın da... 

Savaşın kör ettiği idraklerimizi bir aydınlığa çıkarsak, çıkarabilsek de, perdenin arkasındakileri bir görebilsek.

Görmemizi engelleyen perdeye, örtüye sövmekten vazgeçsek...

Vazgeçsek de perdeleyenleri bir görebilsek.

Perdeyi tutan eli!.. elleri!..



1427 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KÖYÜN MEHTER TAKIMININ İRFANI VE SİYASETÇİMİZ - 07/06/2018
Mehterin hürmet.
ALEVİ SEMAHIYLA SAHURA KALKMAK - 20/05/2018
alevi semahıyla
ESENÇAY'DA RAMAZAN - 20/05/2018
Esençay
BİR MİRAC’A DAHA İHTİYAÇ VAR - 14/04/2018
BİR MİRAC’A DAHA İHTİYAÇ VAR
MUHTAÇ ZAYIF KİŞİLİKSİZ DUYGUSUZ VE ŞIMARIK - 13/03/2018
muhtaç... zayıf... etkisiz...
ZAHİRİ DİNDARLIK - 01/03/2018
zahiri dindarlık
KİM KAHREDECEK AMERİKA'YI - 15/01/2018
Kim kahredecek Amerika'yı
YENİ YIL HUZUR GETİRİR Mİ - 01/01/2018
Yeni yıl
İNSANLIĞI ÇOCUKLAR KURTARACAK - 26/12/2017
Dünyayı çocuklar kurtaracak
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam83
Toplam Ziyaret127011
KÖŞE YAZILARIM
Hava Durumu
Saat