• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
ANI ÖYKÜLERİM
ZEKAİ GÖRGÜLÜ
z.gorgulu@hotmail.com
TEK BAŞINA
26/03/2014

"Eskiden bizim Göynücek taraflarında cuma akşamları lokma dağıtılırdı. Cumalık derlerdi evlerden çıkan bu lokmalara." dedi dostum, başsağlığı için gittiğimiz öğretmen arkadaşın evinde.

"Varsılların evinden, yoksulların evine doğru bir akıştı bu. Cuma akşamları her yoksulun evine bir lokma mutlaka ulaşırdı. Ama artık kalmadı... Yok olup gitti o gelenek!.." dedi hüzünlü bir sesle.

Hiç değilse cuma akşamları eşitlenen sofralar...

Herkesin az da olsa eşitlendiği saadet zamanları...

Devletin vatandaşlarını eşitlediği bir sihirden söz etmiyorum elbette ki.

İnsanların birbirini eşitlemesiydi söz konusu olan...

İnsanın "insanlığının" galebe çaldığı anlar...

***
Yoksularla varsılların içiçeliğini yitireli çok zaman oldu.

Artık bir zenginin kapısı bir yoksulunki ile yan yana değil.

Ne evden çıkıldığında karşılaşabiliyorlar, ne de sokakta.

Özel güvenlikli ve kamerayla korunulan sitelerde ya da özel mekanlarda artık varsıllar.

Kentlerin belirli semtlerinde toplandılar... "zengin semtleri" oluşturdular.

Zenginliğin içiçeliği ve görselliği alabildiğine...

***

Yoksullar...

varoşlarda...

iç içeler...

Yoksulluğun iç içeliği hüküm sürüyor...

***

Zenginlik, sokaklarda pahalı, lüks arabalarla var.

4 x 4 jiplerle...

Yürümeden. Selamsız sabahsız. Temassız...

Kaldırıma yabancı...

Kaldırımsızlar...

Kaldırımlar... yürünen... yürünülen... birlikte olmayı mümkün kılan...

Hep beraber... iç içe...

Bakışlar iç içe.

Gülümseyişler de...

***

Teknoloji kişisel hikayelerimizi aldı elimizden.

Yürüyüşümüzden tanırdı insanlar bizi.

Ve yürüyüşümüz kişisel hikayemize dahildi.

Bindiğimiz arabalar, yürüyüş hikayemizi aldı elimizden.

"Aynılaştırdı" bizi...

***

Evler tek katlıydı...

yan yana...

aynı boyda...

eşitti...

içindeki insanlar gibi...

***

Geniş evlerde bir aradaydık.

Amcalar... yengeler...

Nineler... dedeler...

Birlikte var olurduk.

Birlikte üretirdik hayatı.

Yalnız doğmazdık...

Yalnız da ölmezdik...

Beraber doğar, beraber ölürdük...

Hastalık mı?..

Yük değildi... Fark edilmezdi hatta...

Torunlar sırayla yedirirdi dedeye, nineye yemeğini. Sıra ne demek!.. Can atardık çocuklaşan nineyi, dedeyi beslemek için...  

Büyümüştük hani! Öyle hissederdik yedirdikçe kaşık kaşık yemeği... 

Bir gelin yemek yapar, diğeri çamaşırlarını yıkardı...

Dedik ya hayat ortaktı... müşterek...

Apartmanlar aldı elimizden ortak hayatımızı...

bir olma halimizi...

hikayemizi...

***

Anne mutfakta... dizi izliyor...

Baba salonda, tv'de açık oturumlarda!

Çocuklar "odalarında". Tek başlarına!

***

Yalnız doğuyor, yalnız ölüyoruz...

Yalnızlaştık!..

Tek başınayız!..

 

(Bu yazı YEŞİLIRMAK GAZETESİNDE 1 yıl önce yazıldı.)

http://www.yesilirmakgazetesi.com/yazi-detay/323/tek-basina.html



2249 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KÖYÜN MEHTER TAKIMININ İRFANI VE SİYASETÇİMİZ - 07/06/2018
Mehterin hürmet.
ALEVİ SEMAHIYLA SAHURA KALKMAK - 20/05/2018
alevi semahıyla
ESENÇAY'DA RAMAZAN - 20/05/2018
Esençay
BİR MİRAC’A DAHA İHTİYAÇ VAR - 14/04/2018
BİR MİRAC’A DAHA İHTİYAÇ VAR
MUHTAÇ ZAYIF KİŞİLİKSİZ DUYGUSUZ VE ŞIMARIK - 13/03/2018
muhtaç... zayıf... etkisiz...
ZAHİRİ DİNDARLIK - 01/03/2018
zahiri dindarlık
KİM KAHREDECEK AMERİKA'YI - 15/01/2018
Kim kahredecek Amerika'yı
YENİ YIL HUZUR GETİRİR Mİ - 01/01/2018
Yeni yıl
İNSANLIĞI ÇOCUKLAR KURTARACAK - 26/12/2017
Dünyayı çocuklar kurtaracak
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret123923
KÖŞE YAZILARIM
Hava Durumu
Saat