• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
ANI ÖYKÜLERİM
ZEKAİ GÖRGÜLÜ
z.gorgulu@hotmail.com
SEVGİN YOKSA İMAN BAHÇESİNDE İŞİN NE
03/08/2014

Öğle ile ikindi arası bir vakitte tarihi caminin içinde bir ses kubbelerde yankılanarak çoğalıyor, namazdaki müminlerin üzerine yağıyor sağanak sağanak!

"Sen hemen gel. Ben seni belediyede bekliyorum..." diyor sesin sahibi kulağına dayadığı telefonla...

Camideki herkes duyuyor verilen randevuyu!..

Camideki herkes...

Turistler...

Öğle namazı kılanlar... Ya da kaza namazındakiler...

Kur'an okuyanlar...

***

Hemen her camide görür olduk çalan telefonlarını açıp konuşanları...

Hatta telefonuyla arama yapıp konuşanları...

Ve konuşulanları...

***

Oysa mabet, "dünya hali"nin eşikten dışarda bırakılarak girildiği yerdi.

Masivanın dışarıda bırakıldığı yer...

Yani malın, mülkün...

Makam ve mevkinin...

Sahip olunan her şeyin.

Yaratıcının huzurunda fakirliğin yaşanıldığı yerdi mabet...

Ve acziyetin...

***

Camında, "Allah'ın dediği olur." yazan otomobil kaldırımda...

Çıkarılmış...

Park edilmiş!..

Sahibi tarafından...

Allah'ın dediğine "razı" olan tarafından!

Ne diyor Yaratıcı?

"Araçlarınızı kaldırıma park edin"mi?

"Yayaların yoluna..."

Öyle mi?

Hem Allah'ın adını anıp, hem de yayanın kaldırımdaki hakkını gaspetmek, "besmele"yle kontağa çevirip yola çıkanın, yaya geçitlerinde bekleyenlere yol vermemesi bir ikiyüzlülük olsa gerek.

***

O kadar çoğaldı ki hadsizler...

Had-hudut tanımayanlar!..

Hak-hukuk bilmeyenler!..

Bulundukları her yeri "kendinin"miş gibi kullananlar.

Kimse yokmuş gibi!..

Camide... trafikte... apartmanda... vs...

Sadece "kendisi" var olanlar.

Kendini var edenler!..

dayatanlar!..

***

Bir İslami "duruş" inşa edemedik.

Bu dünyaya dair bir duruş.

Saflaşamadık.

Temizleyemedik nefsimizi..

***

Emin kılamadık komşumuzu şerrimizden.

Komşumuzu...

Yakın ve uzak komşumuzu...

sokağımızdakini... şehrimizdekini...

ve hatta tüm ülkeyi...

***

Seçim meydanlarında ayetler okuduk... hadisler serdettik...

Ama hemen ardından "şeytanla el sıkışmaktan" da geri kalmadık.

Kalamadık...

Eşitlikten söz ettik.. barıştan... kardeşlikten... dürüstlükten...

Ama hemen savaş baltalarımızı çıkardık kınlarından. kılıflarından.

Aşağıladık yola beraber çıktıklarımızı. rakiplerimizi.

Alaya aldık... küçümsedik...

"Müslüman" ülkenin şehirlerinde meydanlar dolusu insanları "yuh"lattık birbirlerine.

Hakaretler meydan dolusu...

meydanlar dolusu aşağılamalar...

küçük görmeler...

Önce iman. Sonra şeytanla el tutuşma!

Tam bir müşrikleşme hali... 

***

İnsanlar birbirini sevebildiğinde bedel ödeyebilir.

Sevebilmesinin neticesinde vazgeçebilir "kendi"nden...

kendi haklarından...

kendi nefsinden...

çıkarlarından...

rahatından...

ve iktidarından...

***

Bu kadar hak gasbının, şişkin egonun, hakaretin, aşağılamanın, "yuh"lamanın olduğu bir ülkede sevgi yeşermez...

Sevginin olmadığı yerde de "mümin" olunamaz.

Ve Müslüman kalınamaz...



3476 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KÖYÜN MEHTER TAKIMININ İRFANI VE SİYASETÇİMİZ - 07/06/2018
Mehterin hürmet.
ESENÇAY'DA RAMAZAN - 20/05/2018
Esençay
ALEVİ SEMAHIYLA SAHURA KALKMAK - 20/05/2018
alevi semahıyla
BİR MİRAC’A DAHA İHTİYAÇ VAR - 14/04/2018
BİR MİRAC’A DAHA İHTİYAÇ VAR
MUHTAÇ ZAYIF KİŞİLİKSİZ DUYGUSUZ VE ŞIMARIK - 13/03/2018
muhtaç... zayıf... etkisiz...
ZAHİRİ DİNDARLIK - 01/03/2018
zahiri dindarlık
KİM KAHREDECEK AMERİKA'YI - 15/01/2018
Kim kahredecek Amerika'yı
YENİ YIL HUZUR GETİRİR Mİ - 01/01/2018
Yeni yıl
İNSANLIĞI ÇOCUKLAR KURTARACAK - 26/12/2017
Dünyayı çocuklar kurtaracak
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam15
Toplam Ziyaret141266
KÖŞE YAZILARIM
Hava Durumu
Saat